Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - TEBLİĞLER
 

Enerji Politikalarının Ekonomik - Sosyal Boyutu ve Tüketici Hakları

Konutlardaki enerji tüketicilerinin evrensel haklarından olan temel gereksinimlerinin karşılanması hakkı ve ekonomik çıkarlarının korunması hakkında hareketle; tüketicilerin en temel gereksinmesi olan ısınma, aydınlatma, yemek pişirme, temizlik gibi konularda gerekli olan enerjiyi en uygun koşullarda, kaliteli ( ucuz, temiz, düzenli ve sürekli yani kesintisiz, güvenli) kullanma ve tüketme hakkı vardır.

Bununla birlikte, tüketicilerin tükettiği ya da kullandığı enerjinin her boyutu ile ( üretim, iletim, dağıtım, tüketim) doğru ve eksiksiz bilgi edinme hakkı bulunmaktadır.

Bununla birlikte, tüketicilerin sağlık ve güvenlik hakkı ile sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı gereğince enerjinin sağlık, güvenlik ve çevresel yönden üretim, iletim, dağıtım ve tüketim süreçlerinde risk ve tehlike oluşturmaması için doğru ve etkili önlemlerin alınması gerekmektedir.

Tüketicilerin evrensel haklarından birisi olan temsil edilme hakkı gereğince de enerjinin üretim ve tüketim politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında tüketicilerin temsil edilmesi, sözü edilen politikalara ve alınan kararlara katılımlarının ve iradelerinin yansıması gerekmektedir.

Diğer taraftan, sosyal devletin en başta gelen temel kamusal hizmetlerinden olan enerji sağlama hizmetinde kamusal yararın ön plana alınması gerekmektedir. Bu anlamda, devletin, hükümetin, diğer ilgili kamu kuruluşlarının gerek üretim ve hizmetler sektöründe gerekse de konutlarda enerjiyi ucuz, kesintisiz, güvenli ve temiz olarak sağlama gibi sorumluluğu bulunmakta ve buna uygun enerji üretim, iletim, dağıtım ve tüketim politikalarını uygulaması gerekmektedir.

Yanlış enerji politikalarının sosyal ( toplumsal) maliyeti de yüksektir. Yerli enerji kaynakları ve enerji potansiyeli değerlendirilmezken, dışa bağımlı enerji politikaları bir taraftan ülkenin ekonomik ve sosyal yönden geri kalmasına neden olurken, diğer taraftan enerji güvenliğinin ( enerji temini) tehlikeye düşmesine neden olmaktadır.

Yanlış enerji politikalarının bir göstergesi olan enerji üretim, iletim ve dağıtımındaki özelleştirme ve yabancılaştırma uygulamaları ülkemizde yüksek sosyal maliyetlere, toplumun hemen her kesiminin zarar görmesine, güçsüzleşmesine neden olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Buna ek olarak özelleştirme uygulamalarındaki yolsuzluklar bu sözü edilen zararların kat kat artmasına neden olmaktadır.

Bununla birlikte, gerekli teknolojik önlemler alınmadığı için elektrikteki kayıp ve kaçakların ekonomik ve sosyal maliyeti topluma ve tüketicilere yüksek olmaktadır. Her yıl ortalama kayıp ve kaçaklardan kaynaklanan iki milyar YTL dolayındaki zarar toplum ve tüketicilere yüklenmektedir.

Ayrıca, elektrik iletimi ve dağıtımındaki kalitesizlikler ve düzensizliklerden kaynaklanan elektrik kesintileri ile yüksek ve düşük voltaj nedeniyle hem konutlarda hem de üretim ve hizmet sektöründeki elektrikli, elektronik cihazlar bozulmakta, bazen yangınlar çıkmakta, bu durum hem mal ve hizmet üretiminde kalitesizliklere, yüksek maliyetlere ve diğer çeşitli sorunlara, hem de konutlarda yaşayan tüketicilerin ekonomik anlamda zarar görmesine, bazen de güvenliklerinin tehlikeye düşmesine neden olmaktadır.

Çeşitli mal ve hizmetlerin üretiminde girdi olarak kullanılan enerjinin pahalı olması, üretilerek topluma ve tüketicilere sunulan tüm ve mal ve hizmetlerin maliyetlerine yansıyarak pahalılığa neden olmaktadır.

Enerji üretim politikalarındaki yanlış tercihler ve geri teknolojiler nedeniyle, yaratılan çevre kirliliği bir taraftan insanların, hayvanların, çeşitli canlıların ve bitki örtüsünün sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratırken, diğer taraftan da toplumun ve tüketicilerin ekonomik ve sosyal yönden zarar görmesine de neden olmaktadır.

Sözü edilen çevre kirliliğinin çok önemli bir boyutu da çeşitli gaz emisyonlarının atmosferde neden olduğu sera etkisinin yol açtığı küresel ısınmanın olumsuz ekonomik ve sosyal sonuçlarının kendisine göstermesidir.

Ülkemizin enerji tüketiminde ciddi ve etkili bir verimlilik politikası olmadığından sanayi ve hizmetler sektörü ile konutlarda enerjinin verimsiz kullanılmasına neden olunmaktadır. Yalnızca konutlardaki enerji tasarruf potansiyeli %60 dolayındadır.

Sanayi ve hizmetler sektörü ile ulaşım sektörü ve konutlardaki enerji tasarruf potansiyelinin parasal karşılığı yıllık beş milyar YTL dolayındadır.

Doğru ve etkili bir enerji tasarruf politikası uygulaması durumunda hem enerjide dışa bağımlılığımız azalacak hem de topluma ve tüketicilere ekonomik ve sosyal yönden önemli yararlar sağlanmış olacaktır.

Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı