Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na Mektup ve Cevabı

Bir süre önce, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 2009 yılında yapılan gıda analizlerinde sağlığımızı tehdit eden sonuçların bulunduğunun basında açıklanması üzerine, Tüketici Hakları Derneği de bir basın toplantısı düzenleyerek sağlığımızı tehdit eden gıda firmalarının ve markalarının açıklanmasını istemişti. Daha sonra, Tüketici Hakları Derneği’nin vekilliğini yapan Avukat Emre Baturay Altınok tarafından Dernek adına Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na 26.07.2010 tarihinde bir mektup yazılarak, tüketicilere duyurulmak üzere piyasaya arzı yasaklanan ve piyasadan toplatılan güvensiz gıda maddelerini üreten ve dağıtanların isim ve ünvanları ile bu konuda alınacak kararın Derneğe bildirilmesi istenmişti. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da yazılan yazıya 16.08.2010 tarihli bir cevap vererek firma ve marka isimlerinin bildirilemeyeceğini belirtmiştir.

Tüketici Hakları Derneği avukatının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na göndermiş olduğu mektup ile Bakanlığın cevabı aşağıda okurlarımızın görüşlerine sunulmuştur.

TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ’NİN TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞINA MEKTUBU

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 2009 yılında yapılan gıda analizlerinde sağlığımızı tehdit eden analiz sonuçları bulunmuştur. Bu analizlerde kırmızı toz ve pul biberlerde, kuru incirde ve kuru incir ezmesinde, ballı çerez örneklerinde özellikle de kanser etkisi olan bir çeşit küf olan aflatoksin maddesinin bulunduğu görülmüştür. Aynı şekilde, bir çok bitkisel ürün analizinde çok tehlikeli ve doğrudan kanser etkisi olan zirai ilaç kalıntısı ( pestisit) bulunmuştur.

Tavuk ve hindi etleri ile hazır yemeklerde mikrobiyolojik yönden uygunsuzluklar görülmüştür. Bazı bebek mamalarında kurşun bulunduğu açıklanmış daha sonra bu açıklama geri çekilmiştir.

Tüketicilerin evrensel ve yasal hakları olan sağlık hakkı ile bilgilendirme hakkı hiçe sayılmaktadır. Sağlıksız gıda maddelerine ait bu analiz sonuçları hakkında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından bilgilendirilmeyen her yaş grubundaki tüketicilerin sağlığı tehdit altında bulunmaktadır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, 4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması Ve Uygulanmasına Dair Kanun İle Ürünlerin Piyasaya Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümlerine göre, güvensiz gıda maddelerinin piyasaya arzının yasaklanması, piyasaya arz edilen ürünlerin toplatılmasının sağlanması görevi bulunmaktadır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu görevlerini yeterince yerine getirmemektedir.

Bu mevzuata uygun olarak, piyasaya arzı yasaklanan ve piyasadan toplatılan güvensiz gıda maddeleri konusunda alınan bu önlemler hakkında tüketicilerin bilgilendirme zorunluluğu bulunmaktadır. Buna göre, yasaklanan ve toplatılan gıda maddelerine ilişkin gerekli bilgilerin ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalında ilanı suretiyle risk altındaki tüketicilere duyurulması gerekmektedir. Ancak, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu görev ve sorumluluğunu da yerine getirmemektedir.

Buna göre, tüketicinin sağlık hakkı ile bilgilenme hakkına saygı göstererek yasal görev ve sorumluluğunuz gereğince; piyasaya arzı yasaklanan ve piyasadan toplatılan güvensiz gıda maddelerini üreten ve dağıtanların isim ve unvanlarının kamuoyuna açıklanması yoluyla tüketicilerin eksiksiz ve doğru olarak, zaman geçirilmeden yazılı ve görsel basın yoluyla bilgilendirilmesini ve bu konuya ilişkin alınacak kararınızın tüketicilere duyurulmak üzere işbu başvurumuz sebebi ile ilgili 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve Yönetmeliği ile Anayasa’nın 74.maddesindeki dilekçe hakkımıza istinaden tarafımıza yazılı olarak bildirilmesi için gereğinin yapılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN CEVABI

İlgi: 26.07.2010 tarihli BİMER başvurunuz.

İlgide kayıtlı “Bakanlığınızca yapılan gıda denetimleri sonucunda halk sağlığına zarar verdiği tespit edilen firma ve marka adlarının tarafımıza bildirilmesi” talebini içeren yazınız incelenmiştir. Bu konu ile ilgili olarak kamuoyuna daha önce de açıklamalar ve bilgilendirmeler yapılmıştır. Şöyle ki;

Anayasamızın 36.maddesi “Hak arama hürriyeti”ni, 38.maddesi ise “Suç ve cezalara ilişkin esasları” düzenlemiştir. 38.maddede işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun’un suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılamayacağı ön görülmüştür.

5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun uyarınca Bakanlığımız gıda güvenliğinin temini ile her türlü gıda madde ve malzemelerinin güvenliği ile denetimlerini yapmaya yetkili olduğu malumunuzdur. 5179 Sayılı Kanun’un 23.maddesi, piyasanın gözetimi ve denetimini düzenlemektedir. Ancak, 5179 Sayılı Kanun’da, kontrol ve denetim sonuçları hakkında, kamuoyunun bilgilendirilmesi, sonuçların kamuoyuna açıklanması veya firmaların teşhir edilmesine ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.

Diğer taraftan, tüketicinin korunması ile ilgili hususlar 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Bu Kanun’un 23.maddesinde, tüketiciler dışında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve tüketici örgütlerinin münferit tüketici sorunu olmayan ve tüketicileri ilgilendiren hallerde tüketici mahkemelerinde dava açabilecekleri öngörülmektedir. Tüketici mahkemelerince uygun görülen tedbir kararlarının, ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden birinde ve davanın açıldığı yerde yayınlanan mahalli bir gazetede ilan edileceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın doğrudan doğruya belli firmaların isimlerinin açıklanması ve ilan edilmesi hukuken mümkün değildir.

5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu 13.06.2010 tarihinde yayınlanmış ve bu tarihten itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu Kanun ve Bu Kanun’a dayanılarak çıkarılacak yönetmelikler yürürlüğe girdikten sonra bazı bilgilerin kamuoyu ile paylaşılabilmesinin önü açılmış olacaktır. Mevzuatını her geçen gün daha olumlu bir noktaya taşıyan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, şu an yürürlükte olan kanunlar çerçevesinde, firmaların teşhir ve ilan edilmesine ilişkin herhangi bir yetkiye sahip bulunmamaktadır.

Bakanlığımız, bütün iş ve işlemlerinde Anayasamızca da hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesini gözetmeyi ilke edinmiştir. Yukarıda ifade edilen Anayasa hükümleri göz önünde bulundurularak, mevzuatımız gereğince, bazı bilgilerin yargı kararı olmaksızın kamuoyuna açıklanması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Daha önce Bakanlığımız tarafından yapılan açıklamalarda da bu isimlerin üçüncü şahıslarca açıklanmasının kanunen mümkün olmadığı kamuoyuna açıklandığı halde, söz konusu Bimer başvurusunda firma ve marka isimlerinin tarafınıza bildirilmesi istenerek kamuoyu yanlış yönlendirilmekte ve Bakanlığımız haksız olarak zan altında bırakılmaktadır.
Bilgilerinizi rica ederim.

BAKANLIK KONUYU ÇARPITMAKTADIR

Görüldüğü gibi, Derneğimizin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na göndermiş olduğu yazıda konu edilen 4703 Sayılı Yasa’da Bakanlığın tehlikeli olan ürünleri toplatma ve bunun sonucunun gazetede ve televizyon aracılığıyla risk altındaki tüketicilere duyurulması konusundaki sorumluluğuna Bakanlık Derneğimize verdiği cevapta hiç değinmemiş ve bu durumu çarpıtmıştır.

Kamuoyunun bilgisine sunulur.

Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı