Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Tüketici Örgütlenmesinin Önemi ve Ülkemizdeki Durum

TÜKETİCİLER NEDEN ÖRGÜTLENMELİ

Tüketiciler olarak, ülkemizin de içinde bulunduğu, adına serbest piyasa denilen, ancak birkaç yüz tane uluslararası tekelin yada çok uluslu şirketin hakim olduğu bir ekonomik sistemde yaşıyoruz. Böylesi bir ekonomik sistemde tüketiciler tek tek zayıf durumdadır. Çünkü, piyasaların belirleyici ve yönlendirici gücü piyasaya hakim durumda bulunan tekellerin, kartellerin ve tröslerin elindedir.

Televizyon, gazete başta olmak üzere her çeşit kitle iletişim aracından oluşan medya gücünü de elinde bulunduran bu güçler, ürettikleri mal ve hizmetlerin reklamlarını kendi çıkarları doğrultusunda yaparak, yaptırarak piyasayı ve tüketicileri istedikleri gibi yönlendirmektedir. Çoğunlukla, bu reklamlar aracılığı ile tüketiciler aldatılmakta, yanıltılmakta ve istismar edilmektedir.

Bu konudaki bazı örnekler aşağıda belirtilmiştir.

• Bir çok gıda ve içecek reklamı ile tüketiciler, gençler ve çocuklar yanlış ve
sağlıksız beslenmeye yönlendirilmektedir. Kolalı ve renkli içecekler, patates cipsleri, hamburger, margarinler, paketlenmiş pişmiş yiyecek reklamları, tüketicilerin hem sağlıksız beslenmesine hem de paralarının boşa ve yanlış yerlere harcanmasına neden olmaktadır..

• Özellikle de yabancı sigaraların açık yada gizli reklamları yapılarak gençler ve
yetişkinler sigaraya alıştırılmakta ve sigara tüketimi körüklenmektedir ( Ülkemizde açık ve
gizli sigara reklamı yasağı var.).

• Cep telefonları, elektromanyetik mikro dalga yayımı nedeniyle yarattığı sağlık
risklerinden dolayı 16 yaşından küçük çocuklara önerilmezken, yapılan reklamlar nedeniyle,
7-8 yaşından itibaren çocukların ve gençlerin çok yaygın ve bilinçsizce kullanımına neden
olunduğu görülmektedir.

Piyasada on binlerce mal ve hizmet üretilmektedir. Piyasadaki bu karmaşık, aldatıcı, yanıltıcı uygulamalar karşısında, tüketicilere sunulan bu kadar çeşitli mal ve hizmetin özelliği, riski, tehlikesi ve fiyat oluşumu hakkında tüketicilerin tek başlarına yeterli ve doğru bilgi sahibi olmalarına olanak yoktur.

Diğer taraftan, ekonomik ve sosyal politikalar piyasaya hakim olan güçler tarafından belirlenmektedir. Bu politikaların sonucu olarak dar gelirli, örgütsüz ve güçsüz tüketiciler büyük sıkıntılara düşürülmekte, yoksulluk ve açlık yaygınlaşmaktadır. Özellikle de dünya piyasasına hakim firmaların çıkarları ve istekleri doğrultusunda politika belirleyen IMF, Dünya Bankası,Dünya Ticaret Örgütü gibi kuruluşların Türkiye ve benzeri gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları, bu ülkelerin ekonomik ve sosyal yönden yıkımına yol açmaktadır.

Tüketicilerin, yaşanan bu olumsuzluklara ve piyasanın hakim güçlerine karşı tek tek bireysel mücadele ederek başarılı olması olanaklı değildir.

Bu nedenle, tüketiciler;

• Piyasaya hakim olan tekel ve kartellerin haksız, aldatıcı, yanıltıcı ve istismar edici uygulamalarına karşı kendilerini savunabilmek için,

• Sağlıklarını ve güvenliklerini tehlikeye ve riske sokan mal ve hizmet üretimi ile pazarlama uygulamalarının olumsuz etkisinden kurtulabilmek ve bu uygulamalara karşı mücadele edebilmek için,

• Üretim, ithalat ve pazarlama uygulamaları ile mal ve hizmetler hakkında eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilmek için,

• Sağlıklı bir çevre için,

• Kalite, verimlilik ve tasarruf bilincine sahip olabilmek için,

• Haklarını savunabilmek ve geliştirebilmek için,

• Yerli malı bilincinin oluşturulabilmesi için,

• Yoksulluğun ve açlığın ortadan kaldırılabilmesi için,

• Temel mal ve hizmetler ile kamusal mal ve hizmetlerde tüketici hakları ve kamu yararının gözetilebilmesi, bu mal ve hizmetlere ulaşılabilirliğin sağlanabilmesi için,

• Alım güçlerinin artırılabilmesi için,

• Kendilerini ilgilendiren konularda temsil edilebilmek, söz ve karar sahibi olabilmek için,

• Satın aldıkları mal ve hizmetlerin ayıplı çıkması durumunda zararlarının karşılanabilmesi ve ekonomik çıkarlarının korunabilmesi için,

• Firmaların tüketici haklarına uygun mal ve hizmet üretebilmeleri ve pazarlama yapılabilmeleri için,

ÖRGÜTLENMEK ZORUNDADIRLAR.

BİLİNÇLİ TÜKETİCİ KİMDİR

1. Mal ve hizmet satın alırken temel ihtiyacını Ön plan da tutan;

2. Önüne çıkan yada kapısına gelen firmadan alışveriş yapmayıp satın alacağı mal ve hizmetin kaliteli, güvenli, ucuz ve sağlıklı olması konusunda birden çok firmaya yada mağazaya giderek araştırmada bulunan ve karşılaştırma yapan;

3. Firmaların güvenilir ve tüketici haklarına saygılı olmasına dikkat eden;

4. Hakkını bilen, hakkını arayan, haklarına sahip çıkan ve savunan;

5. Çevreye karşı duyarlı olan; yurdumuzun ve dünyanın her köşesini kendi evi gibi düşünen;

6. Her çeşit savurganlık ve israfın karşısında olan;

7. Tüketici haklarının uygulanabilmesi ve savunulabilmesinin,tüketicilerin örgütlenmeleriyle sağlanabileceğine inanan;

8. Tüketimin nesnesi değil, öznesi olduğunu düşünen;

9. Reklamların etkisinde kalarak yanlış davranış göstermeyen ve yanlış karar vermeyen;

10. Alışveriş yaparken aile ve ülke ekonomisine yararı ön planda tutan;

KİŞİ BİLİNÇLİ TÜKETİCİDİR

ÜLKEMİZDEKİ TEMEL TÜKETİCİ SORUNLARINA ÖRNEKLER

Yukarıda örnekleri verilen bazı sorunların yanısıra
Ülkemizdeki yüksek oranlı işsizlik ve yoksulluk nedeniyle satın alma gücü olmayan yada düşük satın alma gücüne sahip büyük bir tüketici kitlesi barınma ve beslenme gibi temel gereksinimlerini ya hiç yada yeterince karşılayamamaktadır.

Su, elektrik, telefon, doğalgaz, kömür, akaryakıt, ulaşım gibi temel kamusal hizmetlerin fiyatları çok yüksek düzeyde olup, bu hizmetlerden %18 gibi yüksek oranda KDV alındığından yoksul ve dar gelirli tüketiciler bu hizmetlere ulaşmakta ya çok zorlanmakta yada hiç ulaşamamaktadır.

Bununla birlikte, sağlık, eğitim gibi temel kamusal hizmetler sosyal hukuk devleti anlayışına aykırı olarak çeşitli adlar altında alınan ödenekler ile paralı hale getirilmiş olup, bu hizmetlerin fiyatları her geçen gün arttırılmaktadır. Özellikler gıda ürünleri başta olmak üzere çeşitli tüketim mamulleri , çeşitli kamusal hizmetler ve kamusal hizmet araçlarının (ulaşım, iletişim, enerji) sağlık ve güvenlik standartlarının yetersizliği ile bu mal ve hizmetlerin üzerindeki yetersiz denetimler nedeniyle, tüketicilerin sağlık ve güvenlikleri risk ve tehlike altında bulunmaktadır.

Gerek kamu kuruluşları gerekse özel firmalar tarafından tüketicilere sunulan mal ve hizmetler hakkında tüketicilere ya hiç yada yeterli düzeyde bilgi verilmediğinden tüketicilerin bilgilenme hakkı tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemektedir. Bu nedenle de tüketiciler sağlık, güvenlik, ekonomik ve sosyal yönden zarar uğratılmaktadır.

Mal ve hizmet üretimi yapan kamu yada özel kuruluşlar birçok konuda gerek mevcut yasal hükümler kapsamında tüketici haklarına yeterince saygı göstermeyerek aykırı davranmakta gerekse ilgili kamu kuruluşları evrensel tüketici haklarına aykırı bazı yasal düzenlemeler yapmaktadır.

ÜLKEMİZDE TÜKETİCİ ÖRGÜTLENMESİ

Ülkemizde tüketici örgütlenmesinin ortalama 15 yıllık bir geçmişi vardır. Tüketici dernekleri ülkemizde 1990 yılından itibaren kurulmaya başlanmış, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 1995 yılında yürürlüğe girmesinden sonra tüketici örgütlenmesi hızlanmıştır. Bugün daha çok il düzeyinde olmak üzere Türkiye’de 40 dolayında tüketici derneği bulunmaktadır. Bu derneklerin toplam üye sayısının 60 binin üzerinde olduğu düşünülmektedir.

Türkiye tüketici hareketinin önde gelen bağımsız tüketici derneklerinden merkezi İstanbul’ da olan TÜKODER-Tüketiciyi Koruma Derneği , Merkezi Ankara’da bulunan THD- Tüketici Hakları Derneği, Merkezi Bursa’da bulunan TÜKDER- Tüketici Koruma Derneği, Merkezi Eskişehir’de bulunan ESTÜKDER- Eskişehir Tüketiciler Derneği, Merkezi Adana’da bulunan Adana Tüketici Derneği’nin bir araya gelmesi ile 25 Eylül 2003 tarihinde TÜDEF- Tüketici Dernekleri Federasyonu kurulmuştur.

Daha sonra Merkezi Kocaeli’ de olan TÜKSAVDER- Tüketiciyi Koruma ve Savunma Derneğinin katılımı ile TÜDEF’ in üyesi olan Dernek sayısı 6’ya çıkmıştır.

TÜDEF Genel Merkezi Ankara’ da olup ülkemizin ilk tüketici üst örgütüdür. TÜDEF üyesi derneklerin Türkiye genelinde yüze yakın il ve ilçede 40 binin üzerinde üyesi bulunmaktadır.

Ülkemizde tüketici hareketinin ve örgütlülüğünün geliştirilmesi, tüketicilerin kendilerini ilgilendiren konularda temsiliyetinin en etkin şekilde sağlanması, tüketicilerle ilgili politikalarının oluşturulması , mevcut yasal hakların uygulanması ve geliştirilmesi, tüketicilerin bilinç düzeyinin arttırılması, ülkemiz tüketici hareketinin dünya tüketici hareketi içinde aktif ve etkin olarak yer alması ile temsiliyetinin sağlanması amacıyla kurulan TÜDEF’ in Temel ilkeleri şunlardır.

- Tüm kural ve kurumlarıyla işleyen tam demokrasi ve bunun ekonomideki karşılığı olan tüm mal ve hizmet piyasalarında tam rekabetin uygulanması

- Siyasi, idari ve ticari kuruluşlardan bağımsız olmak

- Çalışmalarında hiçbir ticari markanın etkisinde kalmamak

- Hiçbir ticari kurum ve kuruluştan bağış, reklam, ilan almamak ve ticari kuruluşlara sponsor vermemek.


TÜDEF ÜYESİ DERNEKLER NELER YAPTI

- Su, elektrik, doğalgaz, ulaşım, telefon, gıda gibi temel kamusal mal ve hizmetlerde ilgili kamu kuruluşlarına davalar açmıştır.

- Baz istasyonlarının söktürülmesi konusunda davalar açmıştır. Baz istasyonlarının sökülmesinde çok önemli bir Yargıtay kararının alınmasında katkısı olmuştur.

- Haksız kredi koşulları nedeniyle bankalar hakkında yüzlerce dava açtırmıştır.

- Cep telefonlarında alınan sabit ücretler nedeniyle yüzlerce dava açtırmıştır.

- Tüketicilerle ilgili yasal düzenlemelerde aktif rol oynanmıştır.

- Onbinlerce öğrenciye tüketici hakları konusunda konferanslar verilmiştir.

- Binlerce yetişkine konferans verilmiştir.

- Binlerce radyo, tv programı yapılmıştır.

- Yüzlerce basın toplantısı ve basın ile röportaj yapılmıştır.

- Onbinlerce şikayet değerlendirilmiştir.

- Tüketicilere çeşitli ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili yüzlerce dava açtırmıştır.

- Onbinlerce hakem heyeti kararının çıkartılması konusunda tüketicileri yönlendirmiştir.

- Tüketicinin sağlık ve güvenliğini tehlikeye sokan gıda maddesi ile ulaşım araçları konusunda davalar açmıştır.
Yukarıda söylenenler yapılan etkinliklerin hepsi değildir.

Bu girişimler, etkinlikler sonucunda ülkemizde tüketici hakları kavramı yerleşti. Hak arama bilinci gelişti. Ancak, geldiğimiz nokta yeterli değildir. Yapacak çok işimiz vardır. Ülkemizde yüzlerce tüketici sorunu vardır. Tüketici hareketi, tüketici örgütlülüğü geliştikçe bu sorunların çözümü de kolaylaşacak ve hızlanacak, tüketicilerin yaşam kalitesi yükselecektir.

Bu nedenle, tüm tüketicileri tüketici hareketine katılmaya, güç ve destek vermeye çağırıyorum.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Haklan Derneği
Genel Başkanı