Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Elektrik Enerjisinde Özelleştirme ve Yolsuzluklar

Tüketicilerin evrensel haklarından olan temel gereksinimlerin karşılanması hakkı, ekonomik çıkarlarının korunması hakkı, bilgilenme hakkı, güvenlik hakkı ile sosyal devlet ve kamu yararı gereğince elektriği kaliteli; düzenli , sürekli, güvenli, ucuz ve gerektiğinde ücretsiz olarak kullanma hakkı vardır.

Ülkemizde elektrik sektöründeki özelleştirme ve yolsuzluklar hem tüketicileri hem de ülkemizi zarara uğratmış ve uğratmaya da devam etmektedir. Aşağıda derneğimizin Enerji Komisyonu üyesi olan değerli arkadaşım elektrik mühendisi Fatih Kaymakçıoğlu’nun hazırlamış olduğu yazı okuyucularımızın görüşlerine sunulmuştur.

ELEKTRİK ENERJİSİNDE TÜKETİCİ HAKLARI

Elektrik enerjisinde planlama kavramı , ihtiyaca yönelik olarak kaynakların , üretimin ve tüketimin düzenlenmesidir. Yani tüketimin doğru tahmini , bu tahmine uygun üretim tesislerinin yer ve büyüklükleri ve kullanılacak kaynakların belirlenmesi gereklidir.

Planlamanın kısa , ota ve uzun vadeli olarak üç aşaması vardır. Kısa vade , genellikle mevcut kapasiteler ve esneklikleri üzerinde kuruldur. Orta vade , kapasitelerin , denenmiş ve güvenli teknolojilere dayalı oalrak arttırılmasıdır. Uzun vade ise alternatif seçenekleri de içerek şekilde , tüketimdeki dalgalanma ve değişimleri dikkate alarak yeni üretim tesislerinin kurulmasına yönelik ve iletim ve dağıtımdaki yatırımları da kapsayacak şekildeki tüm çalışmalardır.

Ülke enerjisinde etkinlik ülke genelinde her yerde ihtiyaç duyulduğunda elektriğin aynı kalitede ve yeterli miktarda olması anlamına gelmektedir. Elektrik enerjisinde verimlilik kavramı salt bir kar/zarar esasına değil , ülkemizin gelişmişlik ölçütlerini de içinde sosyal etkilerini de dikkate alan bir değerlendirme yapılması anlamına gelmektedir. Bu açıdan elektrik enerjisi maliyeti doğru hesaplanmalı ve hizmeti kaliteli ve sürekli kılabilecek bir fiyat politikası benimsenmelidir.

Sosyal ve ulusal yönden topluma ve bireye karşı daha duyarsız bir özel tekel çıkması durumunda piyasadaki hakim güçler karşısında tüketiciler tek tek zayıf ve güçsüz kalırlar. Bu nedenle piyasa güçlerinin aldatıcı , yanıltıcı ve istismar edici uygulamalarına karşı tüketicilerin kendilerini tek başlarına koruyabilmeleri ve haklarını alabilmeleri olanaksızdır.

Tüketicilerin ekonomik, sosyal politika ve uygulamalarda söz sahibi , temsil edilme ve karar alma hakının varolması gerekir. Bugün uluslararası tahkim ile tüketicilerin veya temsil ettikleri dernek, kuruluş vb. ülkemizde dava açma hakkı ellerinden alınmış durumdadır. Bu konuda tüketiciler korunmasız kalmıştır.

Elektriğin düzenli , sürekli , ucuz ve gerektiğinde ücretsiz verilebilmesi gerekli planlama, yatırım ve bakımın zamanında yapılması ile olur. Rekabet koşulları birden çok alıcı ve satıcı olma koşuluna bağlıdır. Serbest olarak fiyat tespit edilirse , özelleşme ile oluşacak tekelleşme sonucunda tüketici korumasız kalacaktır. Tüketicinin abonelik sözleşmesinden imtiyaz sözleşmesine kadar bilgi edinme hakkı vardır. Elektriğin düzenli, sürekli verilebilmesi gerekli planlama ve bakımın zamanında yapılması ile olur.

Kaliteli elektrik enerjisini şu şekilde tanımlıyoruz. Program dışı kesintiler olmaksızın sürekli var olan , frekans ve gerilim düzeyi kabul edilebilir sınırlar dışına çıkmayan enerjidir. Tüketicilerin kullandığı enerjinin frekansı ülkenin her yanında 50 hz. , voltaj da anma gerilimine göre alçak gerilimde 220-380 volt’dur. Sonuç olarak tüketicinin elektriği kaliteli ve kesintisiz kullanma hakkı vardır. Bu sektörde hizmet tam olarak yapılmak zorundadır. Hiç bir şekilde bu konuda ödün verilemez.

ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE KAMU ZARARI

50 milyar dolar büyüklüğünde olduğu hesaplanan elektrik sektöründe TEAŞ ve TEDAŞ’ın yürüttüğğü tüm çalışmalar gruplar halinde serbest piyasaya bırakılacaktır. Şu anda elektrik sektörü üretiminin yarısı zaten özelleştirilmiş bulunmaktadır. “Yeni Piyasa Modeli” ‘nin ikinci ve daha kapsamlı ayağını petrol ve doğalgaz özelleştirme süreci oluşturmaktadır. Yeni modele göre 5 yıl içinde 57 ilin konut ve sanayi sektörüne doğalgaz verileceği ve bu pazarın 180 milyar dolara ulaşması beklenmektedir.

Elektrik enerjisinde etkinlik ülke genelinde her yerde ihtiyaç duyulduğunda elektriğin aynı kalitede ve yeterli miktarda olması anlamına gelmektedir. Yani , elektrik enerjisinde verimlilik kavramı salt bir teknik verimlilik –yani kar/zarar esasına değil , ülke içi dengeler ve sosyal etkiler de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması anlamına gelmektedir.

Özelleştirme mantığıyla enerji sektörü uzun yıllar ihmal edilmiş olup ciddi yolsuzluklar ile karşı karşıya bırakılmıştır. Sektörde kamunun adım adım tahrip edilerek çalışamaz hale getirilişinin bedelini milyarlarca dolar olarak bu ülke insanı ödedi ve ödemeye devam ediyor.

Enerji özelleşmesinde bugüne kadar oluşan kamu zararı (dolar)

ÇEAŞ 276 213 010
KEPEZ 300 491 741
AKTAŞ 4 016 611 070
TAHKİM 206 000 000
YİD-Yİ 2 252 000 000
TOPLAM 7 051 315 821

KAMU ZARARI KADAR TÜKETİCİLERE ÜCRETSİZ ELEKTRİK VERİLSEYDİ

Sadece elektrik enerji sektöründe yolsuzluk boyutu 7 milyar doları aşmıştır. Bu miktar ile 4 milyon haneye (aileye) 9.1 yıl boyunca , ayda 100 kwh ‘lık elektriğin hiç bir bedel alınmadan verilmesi anlamına gelir. Bu , ortalama nüfusun yoksul % 20’sine karşılık gelir. Sosyal devlet olmanın gereği Türkiye’nin işsiz ve alt gelir gruplarına istenirse kamunun uğratıldığı zarar ile bedelsiz elektrik verilebileceği görülmektedir.

Aynı şekilde , dağıtımda kaçak kullanımın engellenmesi durumunda ek olarak 1.2 milyar dolar gelir sağlanacaktır. Bu miktar ile 6.1 milyon haneye (aileye) bir yıl boyunca , ayda 100 kwh ‘lık elektriğin hiç bir bedel alınmadan verilmesi anlamına gelir.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı