Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Elektrikte otomatik Zam, Otomatik Soygundur

Elektrikteki otomatik zam kararı ile elektrik fiyatlarındaki artışın nedeni halkımızın ve ülkemizin çıkarlarına uygun olmayan yanlış ve dışa bağımlı enerji politikalarıdır.

Kendi yerli kaynaklarımız kullanılmazken elektriğin %45’si ithal doğalgaz ile üretilmektedir. Doğalgazın %100’ü ise ithal edilmektedir. Petrol fiyatları arttıkça doğalgaz fiyatları da artmaktadır. Doğalgaz fiyatları arttıkça elektrik fiyatları da artmaktadır.

Alım garantili, ayrıcalıklı, imtiyazlı, elektrik santrallerinin Yap-İşlet-Devret ( YİD ), Yap-İşlet ( Yİ ), İşletme Hakkı Devri ( İHD ) uygulamasının elektrik üretimindeki payı giderek artmaktadır. Bunun sonucunda da “ya al ya öde” anlaşmalarıyla alım garantili, ayrıcalıklı özel elektrik kuruluşlarından çok yüksek fiyatlarla elektrik alınmaktadır. Örnek vermek gerekirse; kamu kuruluşlarının elindeki tüm doğalgaz, kömür ve hidrolik santrallerden elde edilen 1kwh elektriğin ortalama maliyeti 3.25 cent/kwh dolayında iken özel sektörden alınan 1 kwh elektriğin ortalama birim fiyatı ise 9.3 cent/kwh dolayındadır. Yani, özel sektörden üç kat daha yüksek fiyatla elektrik alınmaktadır.

• Eski adıyla TEK diye adlandırılan Türkiye Elektrik Kurumu 30 genel müdürlüğe bölünmüştür. Bu bölünmenin elektrik fiyatlarına getirdiği ek maliyet vardır. Bu maliyet tüketiciye yansıtılmaktadır.

• BOTAŞ’ın tahsil edemediği yüksek miktardaki alacakları elektrik fiyatlarına yansıtılmaktadır. Kaldı ki BOTAŞ’ın tahsil edemediği borçlar nedeniyle doğal gaza zam yapılmak zorunda kalınmıştır. Doğalgaza yapılan zam da elektrik fiyatlarına yansıtılmaktadır.

• Hükümet tarafından, başta EGO ve Ankara Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerin silinen milyarlarca dolar olan borçlarının da elektrik fiyatlarına yansıtıldığı da bilinmektedir.

• Elektrikteki kayıp ve kaçakların ortalama 1,2 milyar YTL dolayındaki yıllık maliyeti elektrik fiyatlarına yansıtılmaktadır.

• Elektrikteki %18 KDV ve diğer kesintiler elektrik fiyatlarını yükselten bir başka etmendir.

• Sokak aydınlatmalarının elektrik bedellerinin belediyeler tarafından ödenmemesi ortalama yıllık 500 milyon YTL’nin tüketiciye yansıtılmasına neden olmaktadır.

• EPDK Kanununa göre elektriğin ucuza tüketicilere sunulması gerekirken tam tersi uygulamaya gidilmektedir.

DOĞRU ENERJİ POLİTİKALARI UYGULANIRSA ELEKTRİK UCUZLAR

Elektriğin ucuzlatılabilmesi için kademeli olarak doğal gaz bağımlılığından kurtularak kendi doğal kaynaklarımıza yönelmeliyiz. Çünkü, yerli linyit kaynaklarımızın ortalama %60’ı, hidrolik kaynaklarımızın %70’i rüzgar ve jeotermal potansiyelin ise neredeyse tamamı kullanılmamaktadır.

Türkiye'nin Değerlendirilmeyi Bekleyen Kaynakları
Değerlendirilebilir ilave linyit ve taşkömür potansiyeli 100 milyar kws
Değerlendirilebilir ilave hidrolik potansiyel 125 milyar kws
Değerlendirilebilir ilave rüzgar potansiyel 120 milyar kws
Değerlendirilebilir ilave jeotermal potansiyel 16 milyar kws
Değerlendirilebilir ilave yerli toplam potansiyel 361 milyar kws

Eğer, yukarıdaki tabloda 361 milyar kws yerli enerji potansiyelimiz değerlendirilirse, ithal enerjiye gerek kalmayacağından elektrik fiyatlarına otomatik zam yapılmayacağı gibi, elektrik fiyatları çok daha ucuzlayacaktır.

Diğer taraftan,
• 30 parçaya bölünen TEK eski konumuna getirilirse maliyetler daha da düşecektir.

• “Ya al ya öde” anlaşmalı, ayrıcalıklı “Yap-işlet-devret”, “yap-işlet”, “işletme hakkı devri” gibi imtiyaz verilerek gerçekleştirilen özelleştirmelere son verildiğinde elektrik fiyatları en az yarı yarıya inebilecektir.

• Elektrikten alınan KDV %18’den %1’e indirildiğinde elektrik fiyatları daha da ucuzlayacaktır.

• Elektrikteki kayıp kaçakların indirilmesine yönelik teknik, idari ve sosyal önlemlerin alınması elektrik fiyatlarının % 10 dolayında ucuzlamasına katkı sağlayabilecektir.

YANLIŞ ENERJİ POLİTİKALARI OTOMATİK ZAMMI KAÇINILMAZ KILDI

Buradan da anlaşılmaktadır ki, yukarıda belirttiğimiz şekilde, elektriğin ucuzlatılabilmesi için alınması gerekli önlemlerin tam tersi olarak;

• Dışa bağımlı ve yanlış enerji politikaları uygulandığından,

• İthal doğalgaz anlaşmalarında petrol fiyatlarına bağımlı kılındığından ve petrol fiyatlarının artışına paralel olarak doğalgaz fiyatı arttığından,

• Elektrik enerjisinin %50’sinin ithal doğalgazdan elde edildiğinden,

• Yerli kaynaklarımızın değerlendirilmesi için gerekli ve yeterli yatırım yapılmadığından,

• Mevcut kamu santrallerinin iyileştirilmesine ve kayıp-kaçakların önlenmesine ilişkin teknik, idari, sosyal önlemler alınmadığından ve yatırımlar yapılmadığından,

• “ Ya al, ya öde” anlaşmalı, alım garantili, ayrıcalıklı, imtiyazlı özel elektrik kuruluşlarından yüksek fiyatlarla elektrik alındığından,

• “DUY” denilen ve elektrik fiyatlarının özel elektrik kuruluşları tarafından istenildiği şekilde arttırıldığı ve müdahale edilmediği bir “ karaborsa” sistemi oluşturulduğundan,

Dolayı elektriğe otomatik zam kararı kaçınılmaz olmaktadır. Kısaca, yanlış enerji politikaları ve kararları ülkemizin enerji ve elektrik sorununun büyümesine ve çıkmaza girmesine neden olmuştur.

Kısaca, yanlış enerji politikaları ve kararları ülkemizin enerji ve elektrik sorununun büyümesine ve çıkmaza girmesine neden olmuştur. Bu anlamda, enerji, hayatımızın her alanında etkili olduğundan enerji alanındaki açmazdan yalnızca tüketiciler değil, sektördeki çalışanlar ve ülkemizin sanayisi de büyük ölçüde etkilenecektir. Sonuç olarak, bu zamlar yaşamın tüm alanını ve Türkiye ekonomisini etkileyerek telafisi imkansız zararlara neden olacaktır.

OTOMATİK ZAM KARARINA DAVA

Bu nedenle, THD ve ESM olarak, elektrikte otomatik zam kararı olan 14.02.2008 tarih ve 2008/T-5 karar numaralı “Enerji KİT’lerinin uygulayacağı Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Usul ve Esasları Hakkında Kararının iptali, öncelikle yürütmenin durdurulması istemiyle 30.06.2008 günü Danıştay’da dava açmış bulunuyoruz.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı