Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Halkın Gıda Güvencesi Tehlikede

Bir çok ülkede 2008 yılının son üç ayında tüketicilerin isyanına neden olan başta prinç ve buğday gibi tahıl ürünlerindeki fiyat artışları ve buna paralel olarak gıda fiyatlarındaki artışlar dünyanın ve Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri oldu.

Gıda fiyatlarındaki hızlı artış, gelir düzeyi düşük olan Mısır, Pakistan, Endonezya, Haiti, Özbekistan, Yemen, Bolivya, Bangladeş, Etiyopya, Fildişi Sahilleri, Moritanya, Senegal, Kamerun, Burkina, Faso gibi ülkelerde tüketicileri sokağa döktü. Bu isyanlar sırasında Kamerun’da 40, Mısır’da 11, Haiti’de 5 kişi yaşamını yitirdi.

IMF ve Dünya Bankasının yetkilileri ise bu ülkelerde ve Türkiye’de uyguladıkları yanlış tarım politikalarının neden olduğu ve yarattığı sonuçlar hakkında ise günah çıkartmaktadır. Örneğin, IMF başkanı Strauss – Kahn verdiği bir demeçte, fiyat artışlarının hükümetlerin yıkılmasına ve demokrasilerin sorgulanmasına yol açabileceğini, tarihin bu tür sorunlar yüzünden çıkmış savaşlarla dolu olduğunu, dünyanın bu sorunu çözmesi gerektiğini belirtti.

Ülkemizde özellikle pirinçteki spekülatif fiyat artışları nedeniyle, Başbakan ve Tarım Bakanı ile diğer yetkililerin şikayetçi olmaları, zaten çoğunluğu aç olan tüketicileri boykota çağırmaları, sanki kendileri bilmiyormuş gibi spekülatif uygulama içersinde bulunan firmaları “ bize şikayet edin” demeleri ise trajik bir durumdur.

Diğer taraftan, fiyat artışına çözüm bulmak için sıfır gümrükle prinç ithal edilmek istenmesinin ve ithalatın da sorunun yaratılmasına neden olan ve tekel durumunda bulunan firmalara yaptırılmasının daha vahim sonuçlara neden olacağı ise ortadadır.

TÜKETİCİNİN GIDA ENFLASYONU

Ülkemizde de halkın yararına uygun olmayan dışa bağımlı tarım ve gıda politikaları ile spekülatif uygulamalar nedeniyle çeşitli tarımsal ürünlerin fiyatları çok yüksek oranlarda artırılmıştır.

Tüketicilerin en çok kullanıldığı temel gıda maddelerinin son 1-2 ay içersindeki ve “Tüketicinin Gıda Enflasyonu” diye tanımladığımız Türkiye ortalama fiyat artışları şöyledir:

Prinç : %101, Mercimek:%40, Ayçiçek Yağı: %40, İrmik: %30, Kurufasulye: %23, Şeker: %16, Bulgur: %15,50

Gıda, günümüzde tüm insanlığın, bu arada ülkemizin ve halkımızın en stratejik, en temel konusudur. Ülkemizin tarımı ve halkımızın gıdası üzerinde içeriden ve dışarıdan büyük oyunlar oynanmaktadır. Kendi kendine yeten bir ülke olmaktan çıkartılan Türkiye, tarımsal ürünler ve gıda maddelerinde ithalatçı konumuna düşürülmüştür.

Halkın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan gıda güvencesi tehdit altındadır. Çok acil önlemler alınmazsa zaten açlık sınırında olan halkımız isyan edecek ve çok önemli asayiş sorunlarını gündeme getirecektir. Toplumsal barış ve huzur bu anlamda tehlikeli bir duruma doğru sürüklenmektedir. Konu, artık ulusal güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu nedenle, konu, Milli Güvenlik Kurulunda öncelikle gündeme alınmalı ve acil önlemler paketi oluşturulmalıdır.

TARIMIN VE GIDANIN KURTULUŞ REÇETESİ

Tarımın ve Gıdanın Kurtuluş Reçetesi diye tanımladığımız önlemler paketi içersinde yer alması gereken öncelikler bizce şunlar olmalıdır:

1) Piyasada yapay fiyat artışlarına neden olan spekülatörler ve karaborsacılar en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

2) Ülkemizin tarımını bitiren ve halkımızın gıdasına el koyan IMF ve Dünya Bankasının insanlık dışı ve tüketici haklarına aykırı politikalarına derhal son verilmelidir.

3) Tarımsal üretim içersinde yer alan köylülere, çiftçilere, üreticilere çok ciddi destekler verilerek hem üretimin devamlılığı hem de verim artışı sağlanmalıdır.

4) Çok ciddi ulusal tarım ve gıda planlaması yapılmalı ve gıda güvencesi piyasa mekanizmasına asla devredilmemelidir.

5) Tarımsal alanda faaliyet gösteren ve tarım sektörüne destek veren hiçbir devlet kurumu özelleştirilmemeli, var olan özelleştirme planlarından derhal vazgeçilmeli, yeniden kamu girişimciliğine önem ve ağırlık verilmelidir.

6) İthalat ve ihracat rejimi çok ciddi olarak yeniden gözden geçirilerek Türkiye tarım ve gıda ürünü ithalatçısı olmaktan kurtarılmalı, Türkiye’de üretilme olanağı olan hiçbir tarım ürünü ithal edilmemelidir.

7) Yerli tarım ve gıda ürünleri üretimi ve sunumu öncelikle halkın temel gıda ihtiyacı karşılanmak üzere planlanmalıdır.

8) Yerli tohum üretimi geliştirilmeli, çeşitlendirilmeli ve biyoçeşitlilik yönünden zengin olan ülkemiz GDO’lu tohumlar başta olmak üzere tohum ithalatından kurtarılmalıdır.

9) Etkin bir yerli malı kampanyasıyla yerli tarım ve gıda ürünleri tüketimi teşvik edilmelidir.

10) Türkiye’nin organik tarım üretimi politikaları çok ciddi bir şekilde ele alınarak organik tarım alanları genişletilmeli ve organik tarım üretimi teşvik edilmelidir.

11) Yeniden üretim ve tüketim kooperatifçiliği teşvik edilerek spekülatör, vurguncu ve karaborsacılar aradan kaldırılmalı, üretici ile tüketicinin doğrudan iletişimi kooperatifler aracılığıyla sağlanmalıdır.

12) Son yıllarda, özellikle süpermarket ve hipermarketler gibi alışveriş merkezleri yoluyla gereksiz ve dışa bağımlı sağlıksız gıda tüketimi pompalanmaktadır. Açlık sorunuyla baş başa olan bir ülkede böyle bir savurgan, ülkemize ve halkımıza zarar veren alışveriş modeline artık dur denilmelidir. Zaten, bu tür hipermarket ve grosmarketlerin büyük bir çoğunluğu yabancıların elindedir. Bize göre çözüm yerli üretimi teşvik eden ve yerli üreticilerle doğrudan bağlantılı olabilecek şekilde alışveriş yerleri olan küçük marketler ve tüketim kooperatifleri yeniden yaygınlaştırılmalıdır.

13) Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla hem tüketiciyi hem de çiftçiyi koruyacak bir politika uygulanarak spekülatör ve karaborsacılara meydan bırakılmamalıdır.

Belirtmiş olduğumuz çözüm önerileri küçük ve orta vadeli önlemlerdir. Kalıcı çözüm ise gerçek anlamda halktan ve tüketici haklarından yana, dışa bağımlı olmayan, kamu yararı ve sosyal devlet anlayışını ön plana alan bir ekonomik politikanın benimsenmesi ve bu anlayışta sürdürülebilir bir tarım ve gıda politikasının uygulanmasıyla mümkündür.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı