Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Bal İthalatı Tüketicilere ve Arıcılığa Zarar Verecektir

Tüketicilerin en değerli besin kaynağından birisi olan bal, aynı zamanda onun üretilmesini sağlayan 120 000 arıcı ailenin de en önemli geçim kaynağıdır. Ülkemiz arıcılık yönünden çok uygun bir coğrafyaya sahip olmasına karşın hem tüketiciler kaliteli ve güvenilir bala ulaşmakta sıkıntı çekiyorlar hem de dürüst arıcılar emeklerinin karşılığını alamıyorlar ve yeterince desteklenmiyorlar.

Türkiye’de arının üretmediği, glikozdan üretilmiş sahte ballar satılabilmekte, tüketiciler bunları bal diye tüketmektedirler. Ayrıca, Türkiye’nin çeşitli yörelerinde üretilen değişik kalitedeki ballar paçal edilerek en kaliteli bal cinsi adıyla adlandırılıp satılabilmektedir. Diğer taraftan, Türkiye’ye kaçak olarak kalitesiz ve güvensiz balların girdiği de belirtilmektedir.


Bugün Türkiye dünya bal üretiminde Çin, Arjantin ve Meksika’dan sonra 4. sırada yer almaktadır ve bal ihracatında önemli bir paya sahiptir. Dünyada 4,5 milyon kovan varlığı ile 2.sırada yer alan ülkemizde bal üretimi 70 bin ton, kovan başına ortalama bal üretimimiz de 16- 17 kg dolayındadır. Ülkemiz dünya arı ırklarının % 20 sini, ballı bitkilerin de % 75 ini barındırmaktadır.

Arıcılığın bal, polen ve arı sütü gibi arı ürünlerini sağlamanın yanı sıra bitkilerde meyve ve tohum bağlamanın ilk koşulu olan tozlaşmayı ve bunun sonucunda da döllenmenin oluşmasına katkısı olan önemli tarımsal üretim dallarından birisi olduğu belirtilmektedir.

Prof. Dr. Kaspar Bienefeld’e göre, Avrupa’da bir kovanın tozlaşma nedeniyle tarımsal üretimi arttırmadaki katkısı 1200 Avro’dur. Buna göre, Avrupa’da 11.6 milyon kovanın ekonomik katkısı 13.9 milyar avro’dur. Türkiye için ise bu katkı, 4.5 milyon kovan x 1200 Avro=5.4 milyar Avro’dur.

Bugün piyasada bal konusunda paketleyici olarak faaliyet gösteren 170 dolayında firma bulunmaktadır. Bu firmalardan tekel konumunda bulunan 2- 3 tanesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı üzerinde baskı kurarak 8 bin ton bal ithal etme girişiminde bulunmuştur.

BAL İTHALATININ NEDEN OLACAĞI TEHLİKE VE RİSKLER

• Market raflarında kalitesiz, riskli ve menşei belli olmayan ballar yer alacaktır. Şöyle ki; Çin, Meksika ve diğer ülkelerden ithal edilecek ballar yerli ballarla paçal edilip pazara sunulacağından tüketiciler balın menşei ve özelliği hakkında doğru bilgi sahibi olamayacaktır.

• Yerli üreticiler ithalatçılarla rekabet edemeyip arıcılığı bırakma noktasına gelecektir.

• Kırsal kesimde yaşayan 120 bin arıcı ailesi büyük bir istihdam sorunu yaşayacaktır.

• Ülkemizde arıcılığın bitmesi noktasına gelineceğinden diğer tarımsal ürünlerin üretiminde de azalmalara ve kalitesizliklere neden olacaktır.

Ülkemizde bal diye satılan şekerli ürünlerle ve tarım ilaçlı parafinli, naftalinli ballarla dahi mücadelede yetersiz ve etkisiz kalan bir kontrol sistemimiz bulunmaktadır.

Böyle bir kontrol sistemimiz varken, ithal edilen diğer ürünlerde ancak göstermelik bazı analizler yapılırken; Çin, Meksika, İran gibi ülkelerden ithal edileceği söylenen kalitesiz ve sağlıksız ballardan Allah halkımızı korusun.

Bu nedenlerle, Tüketici Hakları Derneği olarak Ülkemize bal ithal edilmesine karşı çıkıyoruz. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Hükümeti, bal ithalatına izin vermemeleri konusunda uyarıyoruz.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği de bal ithalatına karşı tepkilerini dile getirmektedirler.

Tüm tüketicileri, 120 bin arıcı ailesini , ilgili meslek ve demokratik kitle örgütlerini uyanık olmaya ve ülkemize bal ithal edilmesine karşı çıkmaya çağırıyoruz.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı

Kaynak:
• Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin açıklamaları

• Eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü döneminde bal ile ilgili düzenlenen toplantı notları