Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Genetik Yapısı Değiştirilmiş Ürünler Namı-ı Diğer Frenkeştayn Ürünler


GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ ÜRÜN NEDİR ?

Genetiği değiştirilmiş ürünün ne anlama geldiğini daha iyi anlatabilmek için genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) tanımını yapmak gerekir. Bir canlı türüne başka bir canlıdan ( bakteri, virüs veya hayvan olabilir ) gen alıp aktarılarak bu canlıya kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter yada özellik kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara “ Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar” veya kısaca GDO adı verilir.

Tarımsal ürünlerde verimi, zararlılara dayanıklılığı, kaliteyi ve raf ömrünü arttırmak, açlık sorununa çözüm bulmak gibi amaçlarla uluslararası gıda ve tarım tekellerinin başlattığı bu girişim insan sağlığı, çevre ve sosyo ekonomik risklerin yaratılmasına neden olmuştur.

Frenkeştayn gıda olarak da adlandırılan GDO’lar Brezilya Kestanesi geni taşıyan soya; zehirli bakteri geni taşıyan mısır, patates, domates; akrep geni taşıyan pamuk; kolera bakterisi geni taşıyan yonca; balık geni taşıyan domates; tavuk geni taşıyan patates şeklinde üretilerek sofralarımıza gelmektedir.

Gıda maddesi ve hayvan yemi olarak da kullanılan genetik yapısı değiştirilmiş soya ve mısır, dünyada genetik yapısı değiştirilmiş tüm tarımsal ürün üretiminin %80’den fazlasını oluşturmaktadır. Soya ve mısır ülkemizde 1000 (bin) dolayında gıda maddesinde girdi olarak kullanılmaktadır.


GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ SOYANIN KULLANILDIĞI GIDALAR

• Soya yağı

• Sucuk, salam, sosis, köfte ve pizza, hamburger gibi kırmızı etin kullanıldığı ürünler ve et suyu tabletleri

• Soya etli kıyma, soya unu

• Güveç yemekler, şiş kebaplarda

• Fındık, fıstık ezmesi, çikolatalı ürünler, pastacılık ürünleri, çeşitli unlu mamuller (ekmek çeşitleri)

• Süt tozu, kozmetik sanayinde

• Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yemlerinde

• Hazır çorbalar

GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ MISIRIN KULLANILDIĞI GIDALAR

• Mısırdan elde edilen nişasta bazlı tatlandırıcılar (örneğin, glikoz şurubu) gazoz, kola, meyve suyunda

• Mısır yağı

• Pasta ve baklava gibi ürünlerde tatlandırıcı olarak,

• Bebek mamalarında

• Hazır çorbalarda

• Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yemlerinde

SAĞLIK RİSKLERİ

İnsan Sağlığı Üzerindeki Riskleri

• Alerjik ve toksik etkilere neden olabilir.

• Kansere neden olabilir.

• İnsan bünyesinde antibiyotiğe dayanıklı mikroorganizmaların oluşumuna neden
olabilir.

• Gıda kalitesi ve besin öğelerini azaltıcı riski vardır.

Çevre Sağlığı üzerindeki Riskleri

• Bitki ve hayvan çeşitliliğinin yok olma riski vardır.

• Genetik yapısı değiştirilmiş bitki tarafından üretilen toksinlere böceklerin direnç
kazanması riski bulunmaktadır.

• Topraktaki mikroorganizmaların yapısını olumsuz etkileme riski vardır.

• Toprak ve su kirliliği yaratılması riski bulunmaktadır.

TARIM SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

Genetik yapısı değiştirilmiş mısır, soya ve bunlardan üretilen mısır yağı, soya yağı ve soya küspesi gibi ürünler ithal ediliyor. Bu ürünlerin %80 dolayındaki bölümü ABD’den %20 kadarı da Arjantinden ithal edilmektedir.

Ancak, bu tür ürünlerin tohumlarının Türkiye’ye girmesi yasak olduğu halde, kaçak yollardan yada kontrolsüz olarak ülkemize sokulup ekildiğine ilişkin çok yaygın bir şekilde bilgiler almaktayız.

Genetik yapısı değiştirilmiş bu tür ürünlerin ülkemizde deneme üretimleri yapılmaktadır.

Bugüne kadar ülkemize 3 (üç ) milyar doların üzerinde genetik yapısı değiştirilmiş soya, soya yağı, mısır, mısır yağı, ve soya küspesi ithal edilmiştir. Soya ve mısır ülkemizde üretilebilirken bu riskli ürünlerin ithalatı ülkemiz tarımına zarar vermekte, tarımsal üretimin durmasına ve azalmasına neden olmaktadır. Diğer taraftan, bu ürünlerde tohumlarının ithal edilmesi ve ülkemizde ekilmesiyle hem topraktaki mikroorganizmaların yapısının olumsuz yönde etkilenmesi, toprak kirliliğinin yaratılması hem de bitki ve hayvan çeşitliliğinin azalması riskine neden olacaktır.

Ayrıca, tohum ve tarımsal ürün yönünden dışa bağımlılığa neden olunması ile Türk tarım sektörü, Türk çiftçisi ve köylüsü yer yönüyle zarar görecektir ve görmektedir. Zaten, yeterince desteklenmeyen Türk çiftçisi ve köylüsü bu tür ürünlerin ve tohumların ithalatı ile de üretemez ve yaşamını sürdüremez duruma getirilmiş ve getirilmektedir.

TÜKETİCİLERE ÖNERİLER

İnsan ve çevre sağlığının riske girmemesi, ülke tarımının olumsuz yönde etkilenmemesi için tüketiciler, bu ürünleri satın almasınlar, kullanmasınlar, tüketmesinler. Mısırlı, soyalı ürünleri yada mısırdan elde edilen nişasta bazlı tatlandırıcı olan glikoz şurubunun katıldığı gıda maddelerini ( pasta, baklava, kek, gazoz, kola, meyve suyu gibi ) almamak için tüketicilere dikkatli olmalarını, titiz davranmalarını ve ürün etiketlerini okumalarını öneriyoruz.

Tüketiciler olarak, çocuklarımızın ve ülkemizin bugününü ve geleceğini tehlikeye atmamak için bilinçli davranmak zorunda olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı