Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Yerel Yönetimlerde Tüketicinin Temsil Edilmesi AB’den Örnekler Ve Türkiye'deki Durum

TÜKETİCİNİN TEMSİL EDİLME HAKKI NE DEMEKTİR VE ÖNEMİ NEDİR?

Tüketicilerin evrensel haklarından birisi temsil edilme hakkıdır. Tüketicinin temsil edilmesi, kendisiyle ilgili kararlarda ve düzenlemelerde kendi örgütleri aracılığıyla görüş ve önerilerinin ortaya konulması, alınan kararlara katılması demektir.

Örneğin; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi bakanlıklar başta olmak üzere tüm bakanlıklar ile bunların il örgütleri, yerel yönetimler, belediyeler, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Telekomünikasyon Kurumu, EPDK, BDDK gibi kamu kuruluşlarının tüketicileri ilgilendiren yasal düzenlemeleri yaparken ve uygularken tüketici örgütlerinin görüş ve önerilerinin alınması ve kararlara katılması temsil edilme hakkının bir gereğidir.

Tüketicileri haklarına uygun olarak kaliteli, sağlıklı, güvenli, ucuz mal ve hizmet üretebilmesinin sağlanabilmesi, tüketici haklarına uygun üretim, fiyat ve sosyal politikaların uygulanabilmesinin ön koşullarından birisi tüketicilerin kamusal alanda ve yerel yönetimlerde temsil edilmesinden geçer.

Tüketicilerin temsil edilmesi, yalnızca ilgili konularda görüş ve düşüncelerinin belirtilmesi, ortaya konulması değildir. Kendilerini ilgilendiren yasal düzenleme süreçlerinde de kararlara katılması, görüş ve önerilerinin yapılan düzenlemelerde yer alması ve uygulamalara aktif olarak katılması demektir.

Tüketiciler, kendilerini ilgilendiren konularda temsil edilmezlerse, tüketici haklarının uygulanabilmesi ve bu haklara uygun mal ve hizmet üretiminin gerçekleşebilme olasılığı çok düşüktür.

Tüketici haklarının uygulanmadığı ve tüketicilerin temsil edilmediği bir toplumda, bir yerel yönetimde, bir kentte kamu yararından; insan haklarından; çocuk haklarından; özürlü haklarından; çağdaş kentleşmeden; demokrasiden; katılımcılıktan; şeffaflıktan; hesap verebilirlikten; hesap sorabilirlikten; kaliteden; kaynakların etkin, verimli ve ekonomik kullanımından söz edilemez.

Tüketicilerin yerel yönetimlerde ve belediyelerde etkin bir şekilde temsil edilme hakkını kullanabilmesi, aynı zamanda tüketicilerin diğer evrensel haklarının da uygulanabilmesini sağlayacaktır.

Çünkü, evrensel tüketici hakları bir bütündür. Biri olmazsa, diğerlerinin olma olasılığı yoktur.

Bu anlamda, tüketicilerin beslenme barınma gibi temel gereksinimlerinin karşılanabilmesi; sağlık ve güvenliğine uygun mal ve hizmetlerin kendilerine sunulabilmesi; tüketici zararlarının karşılanabilmesi; su, doğalgaz, ulaşım gibi belediye hizmetlerinin tüketicilerin alım güçlerine uygun olarak ucuz bir şekilde sağlanabilmesi; tüketicilerin sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesini sağlayacak önlemlerin alınabilmesi ancak tüketicilerin yerel yönetimlerde ve belediyelerde etkin ve güçlü bir şekilde temsil edilebilmesi ile olanaklıdır.

AB ÜLKELERİNDEN ÖRNEKLER

FRANSA

Tüketicilerin Hizmetlere Katılım Biçimleri

1) Bilgilendirme hakkı;

2) Temsili demokrasi;

3) Karar almaya yönelik katılım;

4) Yönetim birimlerinde katılım;

5) Hizmetlerin gerçekleştirilmesine katılım;

6) Şikayet mekanizmaları

1) Bilgilendirme Hakkı: Belli yasal düzenlemelere göre yerel yönetimler, halkı bilgilendirmekle yükümlüdür. Kamu hizmetlerinin görülmesiyle ilgili dökümanlar kamuya açıktır. Her hangi bir kimse, belediyenin bütçesi ya da hesaplarının bir kopyasını istediğinde bunu – masraflarını karşılayarak- devletten alabilir

2) Temsili Demokrasi: Belediyelerde meclis üyeliğine halkın katılımı çok yüksektir; meclis üyelerinin sayısı 400.000’e yakındır.Ayrıca, kararların alınmasında tüketici temsilcilerinin resmi olarak katıldığı komisyonlar bulunmaktadır.

3) Karar Almaya Yönelik Katılım: Bazı yasal düzenlemeler tüketicinin karar süreçlerine önceden katılabilmesine olanak tanır. Örneğin, planlama alanında, belli faaliyetlerin oluşturulması ve belli prosedürlerin uygulamasında, kamuoyunun bilgilendirilmesinde, önerilerin dikkate alınması gibi konularda katılım söz konusudur.

4) Yönetim Birimlerine Katılım: Seçilmiş üyeler, çalışanlar ve tüketicilerin temsil edildiği üçlü bir yönetim yapısından oluşur. Özellikle su sağlama hizmeti, kentsel ulaşım, yeşil alanlar, sokakların temizliği, spor, kültür ve eğitim gibi hizmetlerde halkın ve tüketicilerin katılımı oldukça etkilidir.

5) Şikayet Mekanizmaları: Çok çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.


İSVEÇ

Bilgilendirme Hakkı: İsveç halkı çok çeşitli yollarla bilgilendirme hakkını kullanabilmektedir. Yerel basın, belediye bülteni, yerel radyo, belediye meclisi duyuru panoları, ilan tahtaları, danışma masaları, danışma merkezleri, kent büroları gibi araçlarla ve oluşumlarla tüketicilerin doğru ve eksiksiz olarak bilgilendirilmesi sağlanmaktadır.
Belediye Meclislerinin toplantı tutanakları en geç 16 gün içinde duyuru tahtasına asılmak, il meclisi toplantı tutanakları gazetelerde yayımlanmak zorundadır.

Katılımcılık ve Şeffaflık

a) Katılımcılık : Belediye meclisi toplantıları ile halk komiteleri toplantıları herkese açık yapılır. Televizyondan belediye meclisi toplantılarının canlı yayınlanması ve doğrudan telefonla ulaşılabilmesi gibi yeni katılım türleri uygulanmaktadır. Belediyelerin yıllık hesapları ilgilenenlerce istenebilir ve parasız kopyaları elde edilebilir.

b) Karar Öncesi Katılım: Planlama ve yapılanma konularında yerel yönetim kararlarının alınması öncesinde halkın katılımı ile yerel görüşlerin alınması ve tartışılması yasa gereğidir. Karar öncesinde yapılan yerel referandumlar da ( halk oylamaları) halk katılımının bir türüdür. Politika oluşturan birimlere halkın katılımı en çok eğitim sektöründe görülür. Birçok okul, öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve okul müdürlerinin katılımlarının sağlandığı yönetim komisyonlarına sahiptir.

TÜRKİYEDE YEREL YÖNETİMLER VE TÜKETİCİNİN TEMSİL EDİLMESİ

Ülkemizde, yerel yönetimlerde tüketicilerin katılımından, temsil edilmesinden söz etmek olanaklı değildir. Ülkemizde, bu konuda ne bir gelenek vardır, ne de yerel yönetim ve belediye yönetimlerinin yapmış olduğu bir yasal düzenleme ile yerele ve kente ilişkin planlama ve yapılacak çeşitli çalışmalar konusunda tüketici örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ile birlikte çalışma isteği bulunmaktadır. Bırakınız tüketici örgütlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin kararlara katılımını, onların görüş ve önerileri de alınmamakta, yerel yönetim ve belediye toplantılarına da çağrılmamaktadırlar.

Çok basit bir örnek vermek gerekirse, ülkemizdeki son belediye seçimlerinde seçilen şimdiki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve Merkez ilçe belediye başkanlarından kentimize ve tüketicilere ilişkin sorunları görüşmek, görüş ve önerilerimizi kendilerine iletmek üzere randevu isteğimize hiçbir belediye başkanından cevap gelmemiştir.

Bununla birlikte, Tüketici Dernekleri Federasyonu ve Tüketici Hakları Derneği olarak tüm bakanlıklara, bakanlıkların ilgili genel müdürlüklerine, TBMM Başkanlığına, TBMM Komisyonlarına, Başbakanlığa tüketicilerle ilgili yaptıkları ve yapacakları düzenlemelerde ve uygulamalarda tüketici örgütlerinin temsil edilmesi gereğini belirtmemize karşın sözü edilen bu kamu kuruluşlarının büyük bir çoğunluğundan derneğimize ve federasyonumuza hiçbir cevap verilmemiştir.

BELEDİYE KANUNU’NDAKİ KENT KONSEYİ NASIL BİR KATILIM ÖNGÖRÜYOR.

5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun “Kent Konseyi” başlıklı 76. maddesinde şu hükümler yer almaktadır:

Kent konseyi, kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır.

Belediyeler kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, noterlerin, varsa üniversitelerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, siyasî partilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının ve mahalle muhtarlarının temsilcileri ile diğer ilgililerin katılımıyla oluşan kent konseyinin faaliyetlerinin etkili ve verimli yürütülmesi konusunda yardım ve destek sağlar.

Kent konseyinde oluşturulan görüşler belediye meclisinin ilk toplantısında gündeme alınarak değerlendirilir. Kent konseyinin çalışma usûl ve esasları İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

Görüldüğü gibi 76.maddenin 2.fıkrasında Kent Konseyine katılan kuruluşlar arasında ön görülerin “sivil toplum örgütleri” ile hangi örgütlerin kastedildiği belirsizdir.

Diğer taraftan, 76.maddenin son paragrafında “Kent konseyinde oluşturulan görüşler meclisin ilk toplantısında gündeme alınarak değerlendirilir.” denilerek kent konseyinde oluşturulan görüşlerin ne derece dikkate alınıp alınmayacağı belirlenmemiştir.

Buna göre, kent konseyinin görüşlerinin dikkate alınması belediye meclisinin demokrasi ve katılımcılık anlayışına, konsey görüşlerine değer verip vermediğine bağlıdır.

KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ

İçişleri Bakanlığı tarafından 08 Ekim 2006 tarih ve 26313 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kent Konseyi Yönetmeliği’nin üçüncü bölümünde “Kent Konseyinin Oluşumu” başlıklı 8.maddesinin (h) fıkrasında konuyla ilgili dernek ve vakıf temsilcilerinin kent konseyinin oluşumuna katılımı belirtilmektedir.

Oysa, gerek Kanun gerekse yönetmelikte kent konseyinin oluşumunda “ tüketici örgütleri” “özürlü örgütleri” “ şu kadar temsilci ile temsil edilir” şeklinde net ve açıklayıcı bir hüküm olması gerekirdi. Kanun ve Yönetmelikte, kent konseyinin oluşumunda tüketicilerin ve ilgili demokratik kitle örgütlerinin adı bile geçmemektedir. Yalnızca kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar, noterler, büro ve kooperatifler birliklerinin katılımından söz edilmiş, ancak bu kuruluşların da kaç kişi ile temsil edileceği belirtilmemiştir. Kaldı ki, bu kuruluşların da kararlara katılımı söz konusu olmadığı gibi kent konseyinde oluşumuna katkıda bulundukları görüşlerin de belediye meclisi tarafından dikkate alınıp alınmayacağı belli değildir.

Belli ki, temsil edilme ve kararlara katılım hakkımızı elde edebilmek için daha çok mücadele etmemiz gerekmektedir.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Tüketicilerin evrensel haklarından olan temsil edilme hakkı gereğince, yerel yönetimler ve belediyelerin tüm yasal düzenleme süreçlerinde (Kanun, yönetmelik, tebliğ,genelge) ve uygulamalarında tüketiciler adına tüketici örgütleri komisyonlarda, belediye ve il genel meclislerinde temsil edilmeli ve alınan kararlara katılma olanağı sağlayacak yasal düzenlemeler ve değişiklikler yapılmalıdır.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı

Kaynakça
Yerel Yönetimlerde Halk Katılımı
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler
Genel Müdürlüğü – 1998