Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Yaşam Kalitemizi Arttırmak İçin Bilinçli Olalım ve Haklarımıza Sahip Çıkalım

Tüketiciler olarak hem biyolojik varlığımızı hem de sosyal ve kültürel varlığımızı sürdürebilmek için birçok mal ve hizmet satın alıp kullanmak ve tüketmek zorundayız. Çok sayıdaki bu mal ve hizmetler hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Bu mal ve hizmetlerin gereksinimlerimize, beklentilerimize uygun olup olmadığını yeterince biliyor muyuz? Gerek satın alarak kullandığımız ve tükettiğimiz gerekse hiç kullanıp tüketmediğimiz binlerce mal ve hizmetin üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinde çevremizin, sağlığımızın ve güvenliğimizin risk ve tehlike altında olup olmadığı hakkında yeterli bilgimiz var mı? Satın aldığımız mal ve hizmetler özürlü, kusurlu (ayıplı) çıktığında ya da satın aldığımız ve almadığımız mal ve hizmetler nedeniyle ekonomik, maddi olarak zarara uğradığımızda, sağlığımız, güvenliğimiz ve çevremiz risk ve tehlike altına girdiğinde haklarımızın ne olduğunu ve haklarımızı nasıl arayacağımızı ne kadar biliyoruz ?

Çevremizi saran, kullandığımız ya da kullanmadığımız, satın aldığımız veya almadığımız gerekli ve gereksiz onbinlerce mal ve hizmet tüketici haklarına uygun olarak üretilmiyor ve tüketiciye sunulmuyor ise tüketicilerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyecektir.

Evimizin gereksinmesi olan bir buzdolabını alacağımızı düşünelim. Buzdolabının özellikleri, kullanışlı olup olmadığı, enerji tüketimi, satış sonrası servis hizmetlerinin yeterli olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmadan, yalnızca ucuz diye ya da reklamından etkilenerek buzdolabını satın alırsak yanılabiliriz. Beklediğimiz yararı göremeyebiliriz, paramız boşa gitmiş olabilir.

Tanıtma ve kullanma kılavuzunu iyice okumadan ve anlamadan buzdolabını kullanmaya başlarsak, yanlış kullanımdan dolayı buzdolabı bozulduğunda yasal hakkımızı kaybedebiliriz.

Buzdolabı normal kullanım koşullarında soğutmadığında haklarımızı bilmediğimizden doğrudan değiştirme ya da iade hakkımızı kullanmayıp servise vererek tamir seçeneğini kullandığımızı düşünelim. Daha sonra da arızaların sürekli olması ve her seferinde de servise gitmesi nedeniyle buzdolabından beklediğimiz yararı göremediğimizden, haklarımızı da bilmediğimiz ve kullanamadığımızdan dolayı maddi ve manevi olarak zarar uğramış olacağız.

Buzdolabına ilişkin yukarıda verilen örneklerde de görüldüğü gibi, bilinçli davranmazsak, haklarımızı öğrenmez ve kullanamazsak yaşam kalitemizin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuş oluruz.

Tüketicilerin evrensel haklarından olan zararların karşılanması hakkı ve Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereğince, ayıplı mal ve hizmetler ile ayıplı mal ve hizmetlerin neden olduğu zararlardan dolayı tüketicilerin hakları bulunmaktadır. Tüketicilerin haklarını öğrenip seçim yapması, karşılaştığı ayıplar ve zararlardan dolayı ilgili firma, tüketici örgütü ve kamu kuruluşlarına zamanında başvuruda bulunarak haklarını araması hem aile hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış olacaktır.

Yediğimiz ve içtiğimiz gıda maddeleri hakkında tam ve eksiksiz bilgi sahibi olmadan, firmaların aldatıcı, yanıltıcı ve istismar edici reklamlarından da etkilenerek özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere tükettiğimiz gıda maddelerinden beklediğimiz yararı göremediğimiz gibi sağlığımız da risk ve tehlike altına girebilir.

Gıda konusu, çocuklarımızın, gençlerimizin, ailemizin ve toplumumuzun risk altında olabileceği, yaşam kalitesinin olumsuz yönde etkilenebileceği önemli sorunlardan birisidir.

Kendimize yada ısrarına dayanamayarak çocuğumuza bir cep telefonu satın aldığımızı düşünelim. Bu cep telefonunun SAR değeri yüksek ise, telefonun riskleri ve kullanılması hakkında üretici firma tarafından uyarıcı bir bilgi verilmemiş ise, kendimizin ve çocuğumuzun da bilgi eksikliğinden dolayı bilinçsizce kullandığımız cep telefonu bizim ve ailemizin yaşamını karartabilir.

Oturduğumuz ve yaşadığımız apartmanda, sitede, karşımızdaki apartmanda veya mahallemizde yada çalıştığımız iş yerinde gelişigüzel monte edilmiş bir baz istasyonu, bir televizyon vericisi var ise; ailemizden birisinin, komşumuzun ya da arkadaşlarımızın kanser olmasına ve yaşamının acılar içinde sona ermesine neden olabilir. Bu durumda, hangi yaşam kalitesinden söz edebiliriz.

Evrensel tüketici haklarımızdan olan sağlık ve güvenlik hakkına, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına uygun olarak firmaların ürettiği, tüketime ve kullanıma sunduğu mal ve hizmetlerin güvenli olmasını sağlama yükümlülüğü vardır. Yine, evrensel haklarımızdan olan bilgilenme hakkına uygun olarak ürünler ve hizmetler hakkında ilgili firmalar tarafından tüketicilerin tanıtmalıklarla tam ve eksiksiz olarak bilgilendirilmesi yükümlülüğü bulunmaktadır. Bununla birlikte, ilgili kamu kuruluşlarının da kamusal yarar ve tüketici hakları yönünden sorumlulukları ve görevleri bulunmaktadır.

Ürün güvenliğine ilişkin ilgili yasalar gereğince piyasaya hiçbir zaman güvensiz ürün sürülemez. Bu konuda ilgili üretici ve dağıtıcı firmalar ile kamu kuruluşlarının gerekli önlemleri alma zorunluluğu bulunmaktadır.

Ancak, her şeyden önce bizler tüketici olarak bilinçli olursak ve bilinçli davranırsak, haklarımızı öğrenip kullanmasını bilirsek ve haklarımıza sahip çıkabilirsek ilgili firmalar ile kamu kuruluşlarının haklarımıza saygılı davranmasını, gerekli önlemleri almalarını sağlayabiliriz.

Tüketiciler bilinçli davranmazsa, haklarına sahip çıkıp aramazssa, gerekli bireysel ve örgütsel tepkiyi göstermezse bir kaç yüz tane tekelin egemen olduğu pazarın kendiliğinden tüketici haklarına saygılı olmasını beklemek saflık ve hayaldir.

Hak aramak, yalnızca bireysel olarak haksızlığa ve zarara uğradığımızda yapacağımız girişimden ibaret olmamalıdır. Tüketici haklarına aykırı olarak gördüğümüz herhangi bir olumsuzluk ve sorun karşısında ilgili firmaları uyararak, tüketici örgütlerine ve ilgili kamu kuruluşlarına başvuruda bulunarak gerekli önlemlerin alınmasına katkıda bulunmak bir görev ve sorumluluktur.

Yaşam kalitemizi arttırmanın ve kaliteli bir yaşam sürdürmemizin yolunun bilinçli davranmaktan, evrensel ve yasal haklarımızı öğrenmekten, kullanmaktan, haklarımıza sahip çıkmaktan ve örgütlenmekten geçtiğini unutmayalım.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı