Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ - YAZILARIMIZ - MAKALELER
 

Belediyeler, Kent Yaşamı ve Tüketici Hakları

Ülkemizde belediyelerin, ilgili yasalar gereğince, kent yaşamında, kentlilerin ve tüketicilerin su, ulaşım, ısınma, barınma, kanalizasyon, çevre ve çevre sağlığı, temizlik, kültür ve sanat gibi en güncel ve en temel gereksinimlerini sağlamak ile daha birçok konuda görev, sorumluluk ve yetkisi bulunmaktadır.

Bu anlamda, kentlilerin ve tüketicilerin kaliteli bir yaşam sürdürebilmeleri için, belediyeler çok önemli işlev, görev ve sorumlulukları olan önemli kamu kuruluşlarındandır.

Belediyelerin, diğer kamu kurumlarından önemli farkı, başkan ve meclis üyelerinin kentte yaşayan tüketiciler tarafından seçilmesi ve tüketicilerin günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri konusundaki çok önemli olan görev, sorumluluk ve yetkileridir.

Bu yönden belediyelerin kamu yararına ve tüketici haklarına uygun politikalar izlemesi en önemli varlık nedenidir.

Ne yazık ki, seçilen belediye başkanları, istisnalar dışında, seçim sürecinde kentli tüketicilere verdikleri sözleri yerine getirmemekte, kamu yararı ve tüketici haklarına saygı göstermemekte, kendilerine, yandaşlarına, ortaklarına ve partilerine rant sağlama politikasını uygulamaktadırlar.

Belediyelerden tüketiciler olarak beklediğimiz, kentleri yaşanılır kılma, kent yaşamını kolaylaştırma ve ucuzlatma; kentteki tarihsel ve kültürel mirası koruma; kentteki bitki örtüsüne, toprağa ve çevreye sahip çıkma; belediye kaynaklarının kentlilerin, tüketicilerin yararına en doğru ve bilimsel olarak kullanılması konusunda gerekli politikaları uygulamaktır. Böyle olması gerekirken, kent yaşamı tüketiciler için pahalı, çekilmez ve güç duruma getirilmiştir. Özellikle de Ankara başta olmak üzere bazı büyük kentlerde su, doğalgaz,ulaşım gibi en temel kamusal hizmetlerde kamu yararı tamamen terkedilmiş, tüketici hakları ayaklar altına alınmıştır. Kentler, belediyeler birer rant bölüşüm merkezleri ve organları haline getirilmiştir. Kentlerin büyük bir çoğunluğu çarpıklaştırılmıştır. Birinci sınıf tarım toprakları yapılaştırılmaya açılmış, bitki örtüsüne zarar verilmiştir. Özellikle de İstanbul, Ankara ve diğer büyük metropollerde kent içi ulaşım çıkmaza sokulmuştur. Çöp toplama ve değerlendirme sorunu yeterince çözümlenememiştir. Alt yapı çalışmaları yaz boz tahtasına dönmüştür.

Tüketici haklarına, kamu yararına ve sosyal devlet anlayışına aykırı olarak Belediyelerin çoğunluğunda yaşanan bu olumsuz gelişmenin ve sonucun önemli bir nedeni, 24 Ocak 1980 yılında geçilen serbest piyasa ekonomisiyle birlikte, kamusal hizmetlerde kamusal yarar yerine serbest piyasa anlayışıyla kar elde etme politikasının egemen olmasıdır. Tüketicileri ve kentlileri yurttaş olarak değil, müşteri olarak görme anlayışı egemen kılınmıştır. Bunun doğal sonucu olarak da tüketici hakları, kentli ve yurttaş hakları hiçe sayılmaktadır.

Özelleştirme politikaları, bu anlayışın belediyelerde daha da yoğunlaşması sonucunu doğurmuştur. Bu uygulamalarla temel belediye hizmetlerinin fiyatları katlanırken, yolsuzluk söylentilerinde, belediye zararlarında artışlar yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Belediyelerle ilgili 1980 sonrası yasal düzenlemeler ve özellikle de son yıllarda yayımlanan 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu bu olumsuz gidişi hızlandıracaktır.

Belediyelerin gelirleri, 1980 sonrasında yapılan düzenlemelerle artırılırken , genel olarak, 1980 öncesine göre, hizmet kalitelerinde düşüş, hizmet fiyatlarında ise artış olmuştur.

Kamu yararına ve tüketici haklarına aykırı belediye hizmetlerine örnek olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin hizmetlerini verebiliriz. Tüketici Hakları Derneğinin dava açmış olduğu bu hizmetler ile hizmetlere yönelik Ankara Büyükşehir Belediyesinin uygulamaları ve dava süreci şöyledir:

- ASKİ’nin konutlarda kullanılan, suya uyguladığı kademeli fiyat uygulaması ve 45 günlük fatura düzenlenmesinin iptaline ilişkin 2004 yılında açılan dava. Tarifeye göre; 0-10 m3,10-30 m3 ve daha yukarı su kullanımlarına kademeli fiyat uygulanmaktadır. Su kullanımı bir üst kademeye çıktığında ve 45 günlük fatura düzenlendiğinde tüketiciden çok yüksek bedeller alınmaktadır.Kademeli fiyat uygulaması kaldırıldığında, faturalar 45 günlük süre yerine 30 günlük sürelerle düzenlendiğinde tüketicinin ödeyeceği bedel 1/3’e inebilecektir.

- EGO Genel Müdürlüğü tarafından 1’lik ve 5’lik toplu taşıma kartlarındaki 45 dakikalık binme hakkının kaldırılmasının iptaline yönelik dava 2004 yılında açılmıştır. Dava devam etmektedir.

- Şehir İçi toplu taşıma ücretlerinin artırılması kararının iptaline ilişkin dava, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve EGO’ya 2005 yılında açılmıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 2005 yılı başından itibaren geçerli olmak üzere şehir içi toplu taşıma ücretlerine yapılan %33’lük zam oranı ile Ankara, şehir içi ulaşımında Türkiye’nin en pahalı kenti konumuna getirilmiştir.

- ASKİ tarafından, 10 yılını dolduran mekanik su sayaçlarının, elektronik kartlı sayaçlarla değiştirilmesi kararına ilişkin 2005 yılında açılan dava. ASKİ’nin 10 yılı dolduran mekanik su sayaçlarının 300.00YTL karşılığında elektronik su sayacı ile değiştirilmesi ve dolayısıyla kartlı su satış ve kullanım uygulamasına geçilmesine ilişkin kararın durdurulması ve iptal edilmesi istenildi. Bu girişim üzerine ASKİ uygulamakta olduğu kararını kaldırdı. Mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verdi, dava henüz sonuçlanmadı.

- Tüketiciler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin haksız uygulamaları karşısında zarara uğratıldığında, hak aramak için tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurarak kendilerinden yana karar çıktığında, bu kararlar genellikle ASKİ tarafından uygulanmamakta, tüketiciler mağdur edilerek hakları çiğnenmektedir. Ankara’daki merkez ilçelerdeki tüketici sorunları hakem heyetlerine, özellikle de ASKİ hakkında yoğun şikayetler yapılmaktadır. Bununla birlikte, Ankara’daki tüketici mahkemelerine, tüketici sorunları hakem heyetleri kararlarını uygulamayan ASKİ hakkında tüketiciler tarafından dava açılmaktadır. Diğer taraftan, tüketici sorunları hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararları uygulamayan ASKİ tarafından da tüketici mahkemelerine itiraz edilerek tüketiciler mağdur edilmektedir.

- ASKİ, haksızlık yaptığı ve mağdur ettiği tüketicilerin başvurusunu engellemek için 26.08.2004 tarihinde yayınlandığı genelgede “Genel Müdürlüğümüz tarafından tahakkuk ettirilen su bedellerine ait hiçbir itiraz hiçbir birimimiz tarafından kabullenip işlem yapılmayacaktır”. “Tahakkuk ettirilen su bedellerine aboneler ancak hukuki mercilere itiraz edecek ve hukuki merciler tarafından verilen kararlara göre işlem yapılacaktır.” şeklinde açıklama yaparak tüketicinin dilekçe verme hakkını engellemiştir.

- AŞTİ servislerinin Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından kaldırılması kararının iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına ilişkin 2005 yılında dava açılmıştır. Ankara’dan Ankara dışına giden, Ankara dışından Ankara’ya gelen 35 milyon tüketicinin hizmet aldığı şehir içi servis araçlarının Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından kaldırılması üzerine, açılan davada, mahkeme bu uygulamanın iptaline karar verdi.Ancak, mahkeme kararı, Ankara Büyükşehir Belediyesinin servis araçlarına koyduğu bir takım engeller nedeniyle uygulanmamakla birlikte, birkaç firma dışında firmaların büyük çoğunluğu da bu uygulamadan memnun kalmıştır.

Bunlar yapılırken, diğer taraftan,Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından on binlerce yoksul kişinin yoksulluğuna kalıcı çözüm getirmek yerine, siyasi rant elde edebilmek için bu yoksullara bedava kömür, ekmek ve çeşitli gıda maddeleri dağıtılmaktadır.

Çözüm, kamu yararının ve tüketici haklarının ön plana alınacağı çağdaş, demokratik bir belediyecilik anlayışıdır. Bunun için de kentte yaşayan halkın, tüketicilerin kentli olma, tüketici ve yurttaşlık bilinci ile örgütlenerek kendi kaderini belirleyebilmesindedir.


Turhan ÇAKAR
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı