Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 

20.12.2011

BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA

 

Tüketici Hakları Derneği'nden ( THD ) "Sağlıkta Dönüşüm Yasası" Açıklaması

TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ’NDEN (THD) “SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM YASASI” AÇIKLAMASI…

THD; “SAĞLIK HİZMETLERİ DEVLET GÜVENCESİNDEN ÇIKACAK” …

“SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM OPERASYONU İLE SAĞLIK HAKKI BİR VATANDAŞLIK HAKKI OLMAKTAN ÇIKARILIYOR”...

HÜKÜMET, SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM ADI ALTINDA; “SAĞLIĞI TİCARİ BİR MALA, VATANDAŞI DA ÖLENE DEK TAKSİT ÖDEYEN MÜŞTERİLERE ÇEVİRMEK İSTİYOR”…

UYGULAMA, SAĞLIK ÇALIŞANLARINI İŞ GÜVENCESİ ELLERİNDEN ALINMIŞ ÇAĞDAŞ KÖLELER HALİNE GETİRECEK…

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM OPERASYONU İLE VATANDAŞIN CEBİNDEN VE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ MAAŞLARINDAN ÇALINARAK KURULACAK OLAN YENİ SİSTEM, SAĞLIĞI RANTA İNDİRGEYEREK BİR AVUÇ İŞBİRLİKÇİ VE DÜNYA SAĞLIK PATRONUYLA PAYLAŞILMASINI SAĞLAYACAK…
 

Tüketici Hakları Derneği (THD) yeni yılda uygulamaya girecek olan Sağlıkta Dönüşüm Yasa’sı ile ilgili bir açıklama yaptı. Dernek genel merkezinden yapılan açıklamada “sağlıkta dönüşüm operasyonu ile sağlık hakkının artık bir vatandaşlık hakkı olma niteliğini kaybedeceği ve sağlık hizmetlerinin devlet güvencesinden çıkarılacağı” vurgulandı.

Açıklamada AKP Hükümeti’nin “sağlıkta dönüşüm” adlı operasyonu yıllardır yürüttüğü ve bu operasyonunun ilk uygulamalarının “aile hekimliği”, “hastanelerin özerkleşmesi” ve “genel sağlık sigortası” olduğu belirtildi.

THD açıklamasında operasyonun, “Sağlığı ticari bir mala, vatandaşı da ölene dek aylık taksit ödeyen müşterilere çevirmek, sağlık çalışanlarını iş güvencesi ellerinden alınmış çağdaş köleler haline getirmek, çalışma saatleri ve iş yüklerini artırıp, ücretlerini azaltmak” olduğunu belirtilerek, “Vatandaşın cebinden ve sağlık çalışanlarının maaşlarından çalınarak yeni bir sistem kurulacağı ve böylece sağlığın ranta indirgenerek, bu rantın bir avuç işbirlikçi ve dünya sağlık patronuyla paylaşılmasının sağlanacağı” ileri sürüldü.

Açıklamada devamla şöyle denildi: “Operasyonun aile hekimliğine geçiş bölümü 2010 yılı sonunda tamamlanmasıyla eski sistem işlemez hale getirildi. Sonra, halka ‘aile hekimi emrine amade olacak’, sağlıkçıya da ‘aile hekimliğine geçersen cebine iyi para koyacağım ama geçmezsen seni ilçeden ilçeye, acillerden acillere sürerim’ denildi. Böylece, aile hekimliğine geçilince sağlık kurumlarının bir kısmı sözleşmeli özel poliklinik oldu, sağlık çalışanları iş güvencelerini kaybetti, ilaç israfı arttı, vatandaşın da ‘doktor yerine bir sürü ilaç siparişi yazan katipleri’ oldu.

‘Sağlıkta dönüşüm’ün hastanelerdeki bölümü, Hastane Birlikleri ve hastanelerin özerkleşmesi yoluyla olacak. 2012‘de devreye girecek düzenlemelere göre, tüm devlet hastaneleri her ilde bir veya iki noktada toplanacak. Bunların adına hastane birlikleri denecek. Ankara’dakilerin yeri Etlik ve Bilkent. İnşaat işleri sahiplerine verildi, işe başlandı bile… Hastane birliklerini sağlıkçı olmayan ve hükümetçe ataması yapılacak bir yönetim kurulu ve işletmeci yönetecek. Bunlar da sözleşmeli olacak ve kar edemeyenin sözleşmesi yenilenmeyecek. Bunların, yönetici veya işletmecileri, kısa bir süre sonra büyük yabancı şirketler de olabilecek. Hastane çalışanları ise kademeli olarak sözleşmeli olacak. Bunun Türkçesi; yönetim baskısı ve işten atılma korkusuyla hekimlerin kısa zamanda daha çok hasta görmek zorunda olması, kar amacıyla daha çok ve gereksiz tetkik ve pahalı işlemler yapılması olacak. Hasta olmak ve iyileşmemek daha fazla kar getireceği için, hastalıklardan korunmak için önlem alınması, sağlık eğitimi, rehabilitasyon gibi kavramlar tamamen ihmal edilecek.

Uygulama ile vatandaşlar, 2012’den itibaren Genel Sağlık Sigortası’na düzenli olarak aylık sağlık sigortası primi ödeyecekler. Tedavinin fatura büyüklüğü, hastanede yatış süresi, hastalığın çeşidi veya hastanın aylık primlerini yatırıp yatırmadığına göre genel sağlık sigortası yetersiz kalarak ödeme yapmayabilecek. Bu durumda çok uzun süren veya çok masraflı tedavilere karşı da, isteyenler özel sigorta şirketlerine de aylık prim ödeyip Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yaptırmak zorunda kalacaklar.

Kısaca, bu ‘operasyon’ hem sağlık çalışanlarının, hem de sağlık hizmeti alanların haklarını çalıyor. Tüm meslek sahipleri köleleştirilirken, vatandaşlar ise ‘sağlık hakkını ancak yeterli ödemeyi yaparsa alabilecek müşterilere’ dönüştürülüyor.

Tüketici Hakları Derneği, bu süreçte tüm haklarının korunması için, hizmeti alanın da, verenin de yanında olacaktır. Tüketici Hakları Derneği, bu amaçla sağlığın ticarileşmesine karşı 21 Aralıkta sağlık çalışanlarının yanında olacaktır”.

Turhan ÇAKAR
Genel Başkan