Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 

16.11.2005

BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA

 

Helal Gıda - Haram Gıda Tartışmaları
 

Helal Gıda – Haram Gıda Tartışmaları Tüketici Haklarına Aykırı Olup, Gıda Sektörünü Kaosa Sürükleyecektir.

Ülkemizde bugünlerde helal gıda – haram gıda ayrımına neden olan tartışmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir.

Bu konu, birkaç yıl önce yapılan İslam Ülkeleri Konferansında karar almak üzere Malezya tarafından gündeme getirilmiş ise Türkiye bu kararı paraf etmemiş olup, konu ülkemizde tartışmaya açılmamıştır.

Ancak, bilindiği üzere, bu konu son günlerde yoğun bir şekilde tartışmaya açılmış olup yeşil sermayeye bağlı bir çok firma şimdiden bu konuda helal gıda – haram gıda gibi gıda ayrımına ilişkin faaliyetlerini artırmıştır.

Zaten, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca büyük bir karmaşa içerisinde yürütülmeye çalışılan gıda mevzuatına ilişkin çalışmalar, helal gıda haram gıda tartışma ve girişimleriyle, iyice içinden çıkılamayacak şekilde kaosa ve yetki karmaşasına sürüklenecektir.

Yapılmakta olan bu tartışmalar, nüfusun çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde şimdiye kadar tüketmiş olduğumuz her türlü gıdanın adeta haram olduğunu düşündürmektedir.

Böyle bir sınıflamanın zaten karmaşa içinde olan gıda sektöründe çok daha büyük sorunları beraberinde getireceği açıktır.

5179 Sayılı Gıda Yasası’na rağmen tüketiciye sunulan gıdaların üretiminde gerekli hijyenik koşulların sağlanmasında büyük zorluklarla karşılaşılmakta iken helal gıda – haram gıda girişimlerinin ( HACCP) ve ( ISO 2000 – 2001) gıda güvenliği yönetim sistemleri ile gıda güvenliği açısından çelişki yaratacağı görülmektedir.

5179 Sayılı Kanun gereğince, gıdanın içinde yer alan maddelerin gıda etiketinin üzerinde belirtilmesi zorunludur. Burada, mevzuatta bir düzenleme yapılarak gıda içine konulan maddelerin elde edildikleri hammaddelerin belirtilmesi tüketicinin seçme hakkını kullanmasını sağlayacaktır. Örneğin, gıda içinde jelatin varsa, jelatinin sığır yada domuzdan veya bir başka kaynaktan elde edildiği yazılı ise, tüketici tercihini buna göre yapabilecektir. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Kaldı ki bu tür uygulamalar, şu anda, bazı firmalar tarafından yerine getirilmektedir.

Bunun yanı sıra “ Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri” açısından yetkilendirilmiş kuruluşların vermiş oldukları HACCP ve ISO belgelerinin, gerçeği yansıttığı konusunda şüphelerimiz var iken, aynı sorunların helal gıda – haram gıda etiketi verecek olan sözüm ona yetkilendirilmiş kuruluşlarında hangi ciddiyetle çalışacakları tartışmalıdır. “Helal Gıda” etiketi ve izni verilmeyen ürünleri haram gıda mı sayacağız ? yada sahte “Helal Gıda” etiketli ürünleri nasıl ayırt edeceğiz ? “Helal Gıda” etiketi olan firmaların ürünleri sağlık ve hijyenik koşullara, 5179 Sayılı Gıda Kanununa ne kadar uygun olacak ? Bu ve benzeri soruları çoğaltabiliriz.

Dış ticaret amaçlı olarak, gıdanın içeriğine ilişkin özel bir açıklama gerektiği durumlarda da ürün ile ilgili talep edilen özellikleri içeren resmi belgeler ve raporlar bu konuda yetkili kuruluş olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından verilmektedir.

Sonuç olarak, 5179 Sayılı Gıda Kanunu ve bu Kanun gereği uygulamaya giren HACCP ve ISO 2000-2001 belgeleri tükettiğimiz gıdalar için sağlığa zararlı olmadığı yani hijyenik olduğu güvencesini vermektedir.

Bu durumda, gıdaları helal gıda- haram gıda diye sınıflandırmak hem bilimsel gerçeklere ve hem de tüketici ve insan haklarına aykırı bir durum olup bu yanlış girişimden dönülmesini, mevcut gıda mevzuatının etkin şekilde uygulanmasını beklemekte ve istemekteyiz.

Evrensel tüketici hakları olan tüketicinin bilgilenme hakkı sağlık ve güvenlik hakkı ile 5179 Sayılı Gıda Kanununa uygun olarak etiket üzerinde gıdanın içeriğinde ne olduğunun eksiksiz ve doğru olarak yazılması, gıdaların sağlık ve hijyenik koşullara uygun olarak üretilmesi sorunun çözümü olacaktır.


Turhan ÇAKAR
Genel Başkan